You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.

FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ DEKANIMIZ, “GÜNDEM ÖTESİ” PROGRAMINA KONUK OLDU


TRT 1 ekranlarında canlı olarak yayımlanan ve Pelin Çift’in sunuculuğunu yaptığı Gündem Ötesi programının bu haftaki konuğu Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca oldu.

Büyük Oyun İngiltere Başkanı Gladstone'un Osmanlı'yı Yıkma Planı, Sınırları Çizen Kadın İngiliz Casus Gertrude Bell, Tarihçi Geçmişi Kurgulamak: Kuram-Tasarım-İnşa kitaplarının da yazarı olan Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, Pelin Çift’in sorduğu “Osmanlı yardımı İngiltere’yi işgal edilmekten nasıl kurtardı? Osmanlı’nın son dönemlerinde İngiliz oyunları ile neler yaşandı? İngiliz kraliyet ailesi ve Osmanlı Hanedanı’nın ilişkileri nasıldı? Kraliçe’nin cenazesinde uygulanan bin yıllık monarşi gelenekleri ve sembolleri neler?” sorularını cevaplandırdı.

İngiliz Kraliçesi’nin ölümünden sonra başlayan ve İngiliz Kraliyet ailesi, krallığın sembolleri üzerine konuşulan programda Karaca, devletleri devlet yapan, imparatorlukları imparatorluk yapan şeyin simgeler, semboller olduğunu belirtti. Kraliçe’nin tacından, cenaze merasimine ve yeni kralın taç giyme törenine kadar sembollerin yoğun olarak görüldüğünü belirten Karaca, her bir simgenin sömürge krallığını, emperyal devletin bütün unsurlarını yansıttığını dile getirerek şunları söyledi:

“Kraliçe’nin 1953’teki törende giydiği taca bakacak olursak bu taçta 2868 tane elmas yer alıyor. Her bir elmasın da hikâyesi vardır. Zira sömürge imparatorluğunun çeşitli bölgelerinden gelen elmasları taca işlemişler. Sultan Abdülmecid’in de İngiliz Kraliçesine hediye etmiş olduğu elmas da bu tacın üzerine işlenmiştir. 19. Yüzyılda İngiltere’nin adı “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk”tur. Yani doğudan batıya üzerinde hiçbir şekilde güneşin batmadığı bir sömürge imparatorluğudur. Küçük küre de üzerinde güneş batmayan sömürge imparatorluğu temsil eder. Bunların sömürgelerde plantasyon dedikleri bir tanım vardır. Plantasyon iki anlamda kullanılır: İlki bir yerde yeni yerleşim kurulması, ekim dikim yapılmasıdır. Ama buradaki esas, kültürel emperyalizmin dikilmesi, İngiliz kültürünün yerleştirilmesidir. İngilizler sömürge alanlarında kendi dilleri, dinleri, kültürlerini yerleştiriyorlar, buna da plantasyon diyorlar. Belli görevliler göndererek oraları kendi hâkimiyet alanları haline getiriyorlar. Sistemli bir kültür emperyalizmi, dönüşümü yapılıyor. Bu sömürge imparatorluğu Uzak Doğu coğrafyasından Amerika’ya kadar her bölgede var. Küçük küre sembolü ile de biz dünyaya medeniyet yayıyoruz ve dünya avucumuzun içinde mesajı veriyorlar.

Kraliçe cenazesinde bir asa görüyoruz. Burada asa üzerinde kartal motifi yer almaktadır. Kartal sembolünün Hititlerde kullanıldığını görüyoruz. Çift başlı ve tek başlı kartal motifleri var. Doğunun ve batının, bu dünyanın ve öteki dünyanın hâkimi olmak anlamına gelir. Bu tarih boyunca farklı uygarlıklara geçmiş. Roma İmparatorluğu da kartal simgesini kullanmıştır. Daha sonra kutsal Roma Germen İmparatorluğu simgesi haline gelmiştir.  Kartal, kutsal Roma Germen imparatorluğunun asil kanını, kadim geleneği ifade eder. Kartal simgesini şu anda İngiliz Krallığı da kullanmaktadır. İngiliz Krallığında olduğu gibi pek çok İmparatorlukta bu kadim semboller devam etmektedir. Simgeler hayatımızın içindedir. Binlerce yıl önce yaşanan, insanların hayatlarına dâhil ettikleri, siyasal yaşamlarına yöne veren şeylerin binlerce yıl sonra modernize de olsa devam ettiğini görüyoruz.”

İngilizlerin Osmanlı’ya ve Hilafete bakışlarının nasıl olduğuna dair soruyu da cevaplayan Karaca şunları söyledi:

“İngilizler 19. Yüzyılda Müslüman sömürgeleriyle ve bunlar arasında sadece Hindistan’daki Müslümanlara hükmetmeleri sebebiyle de Osmanlı coğrafyasından fazla bir Müslüman nüfusa sahip oldular. Özellikle Sultan II. Abdülhamid döneminde halifeliği ve hilafeti bir tehdit unsuru olarak gördüler. Bu durumda şöyle bir politika takip ettiler. Birleşik Krallık Başbakanı Gladstone, Wilfred Bland isimli elemanına talimat vererek 1876 yılından sonra Osmanlı hilafetine karşı bir Arap Hilafeti kavramı ortaya çıkmalarını, buradan iki tarafı çatıştırmalarını emreder.  İslam dünyasında bu iki başlı hilafeti çatıştırma planını yürütmüşlerdir. Bu tarihten sonra Arap Hilafeti kavramı yayınlarla Arap topraklarına girmiştir. Osmanlı Hilafetin gücünü azaltma yolunda kitaplar, yayınlar yapılmıştır. Sultan II. Abdülhamid de oynanan bu oyunun farkına vararak Türk Hilafetini yaymaya ve bunun üzerinde çalışmalar yapmaya başlamıştır. Uzak Doğu, Türkistan, Balkan coğrafyasında karşı propaganda ile çalışmalar yapmış ve bunda da başarılı olmuştur.”

 

 

18.9.2022 10:17:24